Teknolojinin ilerlemesi ile birlikte oldukça hareketsiz bir yaşamda, sağlığımızı orta ve uzun vadede belki de yavaş yavaş kaybederek yaşıyoruz. Bu yüzden spor yapmanın bir yaşam biçimi haline gelebilmesi için çocuk yaşlardan itibaren önem verilmesi gerekiyor.

Sporun özellikle insanın zihinsel yapısına etkilerini göz önüne alırsak;

Sağladığı psikolojik rahatlama ile stresin etkilerini azaltır,
Düzenli yapılan spor bireyde mutluluk veren birtakım özel hormonların* salgılanmasını (*örneğin; endorfin, melatonin ve dopamin gibi) ve böylece kendini daha iyi hissetmesini sağlar,
Depresyona girme riski azalır,
Konsantrasyon sağlanması ve kendini ifade etme kolaylaşır,
Fiziksel rahatsızlıkları önleyerek güçlü bir bünyeye sahip olunur,
Özel ilişkilerde daha başarılı ve özgüven sahibi bir kişilik sergilenir,
Kişisel benlik saygısı artar,
Sosyal ilişkilerde artış ve büyük oranda iyileşme gerçekleşir,
Disiplin ve irade gücünü artırır,
Vücut esnekliği gelişir,
Cinsel hayatta istenilen doyum ve zenginliğe ulaşılır,
İyi bir fiziksel görünüm kazanılır bu da beraberinde kendine güveni getirir.

Spor yapmanın fiziksel ve zihinsel etkileri düşünüldüğünde kişinin bilişsel becerilerine ve sosyal gelişimine olan katkısı ise yadsınamaz. Bireyin kendini tanıması, hangi alanlarda gelişim göstermesi gerektiğinin farkında olması kişisel gelişimini tanımlar. Tam bu noktada kişisel gelişim alanında destek veren en iyi sporlar;

Yüzme
Yürüyüş
Koşu
Tenis
Yoga
Aikido
Zumba
At biniciliği olarak sıralanabilir.

Yapılan birçok araştırmada ister bireysel ister grup sporları olsun sporun solunum, dolaşım, sinir sistemi ile beynin gelişiminde de etkili olduğu bilinmektedir. Yaratıcılık hormonunun artışı ile vücudumuzdaki endorfin hormonu aktif hale gelir. Böylece kendimizi daha mutlu, enerjik ve zinde hissederiz. Spor yapmak iyi bir fiziksel görünümle birlikte kişisel gelişime de yön verir. Kaliteli bir yaşamın en önemli adımlarından biri olarak spora hayatımızda yer verelim.